Canlı Destek
0
Toplam: 0,00
 
Kategoriler
İndirimli Ürünler
  «  » » Hepsi  
E-Bülten Üyeliği
 
Yararlı Bilgiler
DAĞCILIK
     Türkiye, farklı yüksekliklerde, zengin jeo morfolojik ve tektonik yapıya sahip, flora ve faunası olan ormanlara ve siluete sahip, zengin av ve yaban hayatı olan dağlarıyla hem kış turizmi hem de dağ yürüyüşü ve tırmanışları için dağcılık sporunu sevenlere olağanüstü çekici ve ilginç olanaklar sunar. Türkiye'yi her yıl dünyanın çeşitli yerlerinden çok sayıda turist dağ tırmanışı ve yürüyüşü için ziyaret etmektedir.
  
Türkiye'deki Dağ Tipleri
     Kuzeyden güneye doğru karalaştığı iddia edilen Türkiye günümüzde Kuzey Anadolu Sıradağları, İç Anadolu Masifler, Güney Anadolu Sıradağları ve Güney Doğu Anadolu Sıradağlar Kuşağıyla çevrelenmiştir. Istıranca (Yıldız) Dağları (1000 m), Bursa Uludağ (2543 m) , Bolu Köpoğlu Dağı (2400 m), Ilgaz Dağı (2587) ve Karagöl Dağları (3100m) Kuzey Anadolu Sıradağları kuşağında, Erciyes Dağı (3917m), Hasan Dağı (3263m), Büyük Ağrı Dağı (5137m), Tendürek Dağı (3533m), Süphan Dağı (4058m) ve Nemrut Dağı (3050m) gibi volkanik dağlar İç Anadolu Masifler kuşağında, Toros Dağlar olarak adlandırılan kıvrım sıradağları BeydağlarI (3086m), ortasında Bolkar Dağları (3524m) , Hakkari Cilo (Buzul), Sat (4136m) ve Nur (Amanos) Dağları Güney Doğu Anadolu Sıradağlar Kuşağınla yükselmektedir.
     Bu dağlardan, Batı Toroslar (Beydağları), Orta Toroslar (Bolkar Dağları, Aladağlar), Munzur Dağları, Cilo-Sat Dağları ve Kaçkar Dağları (Batı Grubu-Verşembek, Kavran Grubu, Doğu Grubu-Altıparmak) kıvrılma ve kırılma ile oluşan dağlardır.
     Süphan Dağı, Nemrut Dağı, Hasan Dağı, Erciyes Dağı Ağrı Dağı ve Küçük Ağrı Dağı Volkanik Dağlardır.
     Türkiye, farklı yüksekliklerde, zengin jeo morfolojik ve tektonik yapıya sahip, flora ve faunası olan ormanlara ve siluete sahip, zengin av ve yaban hayatı olan dağlarıyla hem kış turizmi hem de dağ yürüyüşü ve tırmanışları için dağcılık sporunu sevenlere olağanüstü çekici ve ilginç olanaklar sunar. Türkiye'yi her yıl dünyanın çeşitli yerlerinden çok sayıda turist dağ tırmanışı ve yürüyüşü için ziyaret etmektedir.
PAINTBALL NEDİR?

     Son 20 yıldır dünyada yaygın bir şekilde oynanan, ülkemize sadece 4 yıl önce girmiş olan "Paintball"; bir "takım ve strateji" oyunudur.

     Paintball'da her oyuncunun yüzünde, kırılmaz camlı özel bir maskesi ve elinde ise özel, gazlı silahları vardır. Bu silahlar görünümleriyle gerçek silahları andırır, ancak farklı olarak bunlar öldüren mermiler değil; boyayan kapsüller atar. Kapsüller görünüm olarak misketten farklı degildir, üstleri plastik benzeri bir malzeme kaplı olan bu malzeme, doğa dostudur ve çevreyi kirletmeden kendiliğinden yokolur. Kapsülün içindeki boya ise gıda boyasıdır; yani doğaya ve insanlara zararlı değildir, ayrıca giysilerden de ıslak bir bezle dahi kolayca çıkabilir.

      Oyunun temel kuralı çok basittir; boyanan oyuncu oyundan çıkar; yani o oyun için "ölür". Tabi sadece yeni oyun başlayana kadar.

     Oyunun amacı ise verilen görevi gerçekleştirmektir! Buna "senaryoyu uygulamak" denir. Amacınız; belli bir süre içinde karşı takımın kalesindeki bayrağı ele geçirmek, bir rehineyi kurtarmak, başkanınızı güvenli bir şekilde hedefe ulaştırmak, karşı takımın tamamını elemek, tek başına vurulmadan kalan son kişi olmaya çalışmak, bir kaçağı yakalamak, bir tepeyi savunmak, bir köprüyü uçurmak veya ikili timlere ayrılıp diger timleri elemek, gibi bir çok seçenekten oluşabilir.

     Oyun sırasında hakemler sürekli olarak oyunun akışını kontrol ederler ve kuralların uygulanmasını sağlarlar.

a) GENEL KURALLAR

1. Her oyunda olduğu gibi bu oyunda da hakem kurallarına itiraz hiç bir işe yaramaz.

2. Oyuncu her neresinden boyanırsa boyansın -ki bu bir bozuk para büyüklüğünden başlar- elenir. (Ancak kendi mermisi namlu içinde patlamışsa bu kural geçerli değildir.)
Oyuncu vurulduğunu gizlememelidir.

3. Aynı anda iki oyuncu birbirini boyamışsa ya her ikisi birden elenir ya da her ikisi de devam eder. Karar yetkisi hakemdedir.

4.Eğer bayrak oyunu oynanıyorsa;
Bayrak oyunlarında, takım oyuncularından sadece biri kendi istasyonu içinde bekleyebilir.
Bayrak taşıyan oyuncu elenirse bayrağı elendiği noktaya bırakır.

5. Oyuncu siperle birlikte hareket edemez.

6. "Ölü Adam Yürüyüşü (Dead Man Walking - DMW); elenmemiş oyuncunun sanki elenmişçesine diğer elenmiş oyuncularla birlikte yürümesi ve bu şekilde siper değiştirme veya rakip eleme gibi avantajlar elde etmesidir. Ölü Adam Yürüyüşü yasak olup olmaması takımlarca kararlaştırılır.

7. "Ölü Adam Sessizliği; elenen oyuncunun hiçbir şekilde konuşmaması ve diğer oyunculara bilgi vermemesidir.

8. Oyun sırasında kapsülü biten oyuncular hakemlerden kapsül paketi alabilir. Ancak bu sırada oyun durmaz. Hakem paketi bırakır ve uzaklaşır. Rakip oyuncu bu sırada kapsül bekleyen oyuncuyu eleyebilir.

9. Mermi iadesi yoktur.

10. Her takımın Takım Kaptanı vardır. Bu takım kaptanları puanlama esnasında hakemin yanında bulunur.

15. Oyunun başlaması için; takım kaptanlarının takımlarının hazır olduklarını hakeme işaret etmesi gerekmektedir.Oyun hakemin düdüğü ile başlar.

16. Kurallara veya hakem kararına uyulmaması halinde, hakem takıma ihtar verecektir. Aynı maç içinde 2 ihtar alan takım 50 puan kaybeder.

17. Tüm oyuncular önceden belirlenmiş sınırlar içerisine çıkamazlar.

b) GÜVENLİK KURALLARI

1. Oyun sırasında şort ve T-shirt giyilmez. Teni açıkta bırakmayacak kıyafetler giyilip, tarafımızdan verilecek yelekler kullanılmalıdır.

2. Oyun alanındayken kesinlikle maske çıkartılmaz.

3. Oyuncular arasında hiçbir şekilde fiziksel temas olamaz.

4. 5 metre ve daha yakından atış yapılması yasaktır. (Kapsüllerin namludan çıkış hızı ortalama 80-100 m/sn’dir.) Bu gibi durumlarda oyuncular anlaşarak birbirinden uzaklaşır ya da hakem oyunu durdurur.

5. Silahını iki eliyle başının üstünde tutan oyuncuya atış yapılamaz. Bu hareket ancak oyuncu elendiğinde ya da acil durumlarda yapılır.

6. Elenen oyuncu alanı terk ederken atış yapamaz, kendisine atış yapılamaz.

8. Hakemlere atış yapılamaz.
9. Oyun Alanı’nda alkollü içecek bulundurulmaz, oyun öncesi veya sırasında alkol alınmaz.


c) GÜVENLİK UYARILARI
1. Paintball silahınızda herhangi bir CO2 kaçağı olursa (ki bu çok düşük bir ihtimaldir), gazla temas etmeyin. CO2 dondurucu bir gazdır (-76 C°). Deride lokal donmaya yol açabilir. Böyle bir durumda paintball silahının yere bırakılması ve bir hakem çağırılması yeterli olacaktır.


2. Paintball silahınızda tetiğin önündeki siyah hortum tetik koruması değildir. O yüzden silahınızı buradan taşımayınız, aksi takdirde CO2 kaçağı oluşabilir ve silahınız kullanılmaz hale gelebilir.

 Su AltI DalIş Turİzmİ

     Türkiye sularında bulunan önemli batıklar ve su altı mağaraları dalıcılar tarafından keşfedilmeyi beklemektedir.

 

 

Aletli Dalış Kuralları

Yasak Bölgeler: Askeri yasak bölgeler ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 35. maddesine göre, 19/8/1989 gün ve 20257 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı gereğince Sualtında Korunması Gerekli Kültür ve Tabiat Varlıklarının bulunduğu bölgelerde bilimsel çalışmalar dışında her türlü dalış yasaktır.

Belge: Sportif amaçlı aletli dalış yapacaklar, Sualtı Sporları Can Kurtarma ve Su Kayağı Federasyonunca verilmiş yeterlilik belgesine (dalış kartı) sahip olmak zorundadır. Ancak enternasyonal standartlarda eğitim veren kuruluşlardan alınan sertifikalar da geçerlidir. Bu belgeler federasyona müracaat edilerek yeterlilik belgesine (dalış kartı) dönüştürülebilir. Türk vatandaşlarının sportif dalışları, dalış disiplinleri yetkileri, teknik şartları ve yetki belgeleri Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Sualtı Sporları Can Kurtarma ve Su Kayağı Federasyonu'nca tespit ve kabul edilen esaslara uygun olarak düzenlenir. Yabancı uyrukluların sportif amaçlı dalış yapabilmeleri için Uluslararası Sualtı Sporları Federasyonu üyesi olmaları ya da ulusal teşkilatlar veya ülkelerinin yetkili kurum ve kuruluşlarınca düzenlenen bir belgeye sahip olmaları gereklidir.

Sorumluluk: Dalış yapacakların dalış emniyeti ve can güvenliği dalış yapana ait olmakla beraber, eğitimler esnasında kursiyer dalıcıların tüm sorumlulukları dalış eğitmenine aittir. Türk vatandaşlarının dalışlarda rehber balıkadam alması isteğe tabidir. Yabancı uyrukluların sportif dalışlarını Türk rehber balık adam refakatinde yapmaları zorunludur. Dalış esnasında kültür ve tabiat varlıklarının korunması, dalıcıların dalışları esnasında mal ve can güvenliğinin sağlanması, rehber balık adamın mesuliyeti ve sorumluluğundadır. Ancak dalışlardan önce ve dalış kurallarını ihlal eden dalıcının kişisel hatasından doğacak her türlü problemden balıkadam mesul değildir.

Malzeme: Sportif amaçlı dalışlarda hiçbir malzeme tahdidi yoktur. Aletli sportif dalışlarda denge yeleği (can yeleği, BC), tüp basınç göstergesi, derinlik göstergesi ve zaman saati kullanılması mecburidir. Ancak kaldırma balonu veya aynı amaçlı malzemelerin kullanılması yasaktır. Kesinlikle dekompresyonlu dalışları yapılamaz. Dalışlar sırasında karada veya ilgili makamlardan izin alınmış teknelerde yüksek basınçlı tüm doldurma kompresörleri bulundurmak serbesttir.

Dalış yaptıran acente, kulüp, kuruluş, otel, tatil köyü, okul vb. yerler ile teknelerde ilk yardım malzemeleri bulundurulması zorunludur. Dalışlar sırasında su altında fotoğraf çekilmesi, video kamera kullanılması serbesttir. Çekim için gerekli her türlü malzeme kullanılabilir.

Malzeme Bakımı: Sportif amaçlı dalış düzenleyen seyahat acenteleri, yat işletmeleri, kurum ve kuruluşlar ile su altı kulüpleri balık adamların sahip oldukları ve kullandıkları dalış malzemelerinin (tüp regülatör, denge yeleği gibi) periyodik test ve bakımlarını yaptırmak zorundadırlar. Bu testler sivil balık adam firma temsilciliklerinde veya Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın yetki verdiği kuruluşlarda yaptırılabilir.

Dalışlarda Kullanılacak Tekneler: Sualtı dalışlarında Türk teknelerinin kullanılması esastır. Ancak kendi tekneleri ile gelen yabancı uyruklular ile kendi botlarından dalış yapmak isteyen yabancı gruplar için gerekli müsaade alınması şartı ile dalış yapılması mümkündür.

Dalış İzni: Yasak bölgeler dışında sportif amaçlı aletli dalışlar izne tabidir. Kulüp, kuruluş ve derneklerce grup halinde, yasak bölgeler dışındaki yerlere yapılacak dalışların, İl Turizm Müdürlükleri'ne veya yetkili kılacağı kuruluşa önceden bildirilmesi zorunludur. Bu bilgi ilgili kuruluşça Bölge Sahil Güvenlik Komutanlığı'na (veya mahallindeki yetkilisi) iletilir.

Yabancı uyruklu dalıcılar için her türlü aletli sportif dalış izne tabidir. Bu izinleri verecek makamlar İl Turizm Müdürlükleri veya yetkili kılacağı kuruluştur. Düzenlenecek izin formlarından bir adedi Liman Başkanlığına bir adedi ise Bölge Sahil Güvenlik Komutanlığı'na (veya mahallindeki yetkilisine) izin veren kuruluşça iletilir. Kontroller sırasında bir nüshası izin alan kuruluşta kalan izin belgesinin yetkililere gösterilmesi mecburidir. Eğitim amacıyla yapılacak dalışlar ile iki kişilik arkadaş sistemi dalışlarında (yasak bölgeler hariç) bilgi verilmesi ve izin alınması mecburi değildir.

 BALIKÇILIK

 

Olta Düğümleri

Bu sayfada olta balıkçılığında en yaygın olarak kullanılan düğümleri bulacaksınız,
olta balıkçılığında düğüm en önemli şeydir, sağlam yapılmamış bir bağ yüzünden
tuttuğunuz balığı kaçırabilirsiniz buda size balıkçılığı sevdirmekten çok,
can sıkıcı bir hal verir, aşağıdaki örneklere bakarak olta balıkçılığında
kullanılan en yaygın düğümleri bulabilirsiniz, misinayı elinize alarak deneme
yanılma yöntemiyle düğüm atmayı öğrenebilirsiniz.

Palalı İğne Bağı
Neredeyse palalı her iğnede sıkça kullandığımız düğümlerden biridir, şuanda palalı iğneler için daha sağlam bir düğüm yok.

 

Halkalı İğne Bağı
Halkalı bir iğneyi bağlamak için (palasız) en kullanışlı düğümlerden biridir, halkanın altına minimum 5 sarım yapılması önerilir.

 

Fırdöndü Bağı
Bu düğüm ise kaşıklar ve yapay balıklar içindir, aynı zamanda fırdöndü, halkalı iğne, iskandil bağlarkende oldukça kullanışlıdır.

 

Fırdöndü Bağı 2
Diğer bir fırdöndü bağı, klipsli fırdöndüler ve benzeri kaşıkların bağlamalarında kullanılır.

 

Misina Bağı
Kopmuş ve birleştirmek istediğiniz misinalarınızı bağlamak için bir düğüm.
misina bağı

Bedene Köstek Bağı
Bedene iğne kösteklerini bağlamak için kullanılır.

 

Köstek Kasası Hazırlama
3-5 İğneleri bırakma takımlarında kullanılan köstek kasası oluşturma bağı.

 

Bedene Kaşık Bağı
Kösteğe ve bedene kaşık, silikon yem bağlamak içindir.
silikon yem bağı

Rapala Bağı
Rapala ve benzeri tür yapay balıkları bağlamaya yarayan sağlam bir düğüm.

 

   'Tatlısuda Yaşayan Balıklar'

Sazan

 

Kolay yetişen, eti lezzetli, ekonomik değeri çok yüksek bir balıktır. 3-4 yaşlarında olgunlaşıp 200-300,000 yumurta verir. Ortalama 30-40 santimetre boy ve 500-1,000 gram ağırlıkta olur. Doğal yetişenlerinin 100 santimetre ve 25 kilogram olarılarına rastlanır. Sportif avcılığı değerlidir. Su böcekleri, kurtlar ve diğer hayvanlarla beslenir.

YASAL AVLANMA LİMİTLERİ

Sazan için yasal avlanma boyutu en az 40 cm‘dir. Günlük en fazla 10 adet avı yapılabilir.

 

Sudak

sudak.jpgMarmara, Trakya, Karadeniz ve Göller Bölgesi’nde 10-15 yıl yaşayan, 40-70 santimetreden 130 santimetre boy ve 1-5 kg’dan 12 kilogram ağırlıkta olabilen; hareketli, avcılığı zevkli bir balıktır. Kendinden küçük balıklarla beslenir. Nisan-mayıs arasında 200,000-1,000,000 yumurta vererek ürer. Gündüzlerini dipte geçirip, avlarımak için sabah erken veya akşam üzerleri su yüzeyine çıkar. Etinin deniz levreğine yakın lezzeti ve bol verimliliği ile ekonomik değeri çok yüksek bir tatlı su balığıdır. Percidae familyasından Avrupa’nın en büyük tatlısu balığı türü. Köklerinin doğu Avrupa’da bulunduğu düşünülür. Sevilen bir yenilen balık olduğundan dolayı insanlar tarafından batı Avrupa’ya da yayılmıştır. Sudak balıklarının zarif bir vücutları, iki birbirinden ayrı duran sırt yüzgeçleri ve bir sürü sivri uzun dişleri vardır. Boyu 1,25 metreye, ağırlığı 12 ila 19 kiloya ve 10 ila 20 yaşına kadar varabilir. Sırtı yeşilimsi gri ve karnına doğru gümüşleşen, bir rengi vardır. Sırtında ayrıca bazen farklı şekillerde kahverengi gölgeler vardır. Sudak balığı önemli ve kıymetli yenilen bir balıktır. Az kılçıklı, sağlam yapıya sahib beyaz bir eti vardır. Irmaklarda, göllerde ve bazen ırmakların denize aktığı yerlerde bulunan az tuzlu deniz suyundada yaşıyabilirler. Derin sularda yaşamayı tercih eder, çok aç gözlüdür, çok çabuk büyür ama tutsak tutulunca çabuk öldüğünden dolayı havuzda ya da akvaryumda yetiştirilemez. Sudak balıkları ilkbaharda Nisan ile Haziran arası çiftleşirler ve yumurtalarını alçak suda su bitkilerinin üzerine ve çakılların arasına bırakırlar. Ürettiği 40.000 yumurta diğer balik türlerinin ürettiğinden çok daha azdır, ve bu yüzden diğer balıklar kadar çok türemez.

YASAL AVLANMA LİMİTLERİ

Sudak için yasal avlanma boyutu en az 26 cm‘dir. Günlük en fazla 10 adet avı yapılabilir.

AV HAYVANLARI VE BİLİNMESİ GEREKEN YARARLI BİLGİLER 

 

ADA TAVŞANI | ORYCTOLAGUS CUNICULUS

Evcilleştirilmiş tavşanların atası olan ada tavşanları, Türkiye'de ve dünyada en sık görülen tavşan türüdür. Boy 35-45 cm., ağırlığı 1-2.5 kg. arasındadır. Yabani tavşana göre daha küçük olan kulaklarının ucunda benekler vardır. Arka ayaklar daha büyük ve güçlüdür. İlk olarak Güney Fransa, İber Yarımadası ve bir olasılıkla Kuzeybatı Afrika’da yaygın olan bu tür, besin kaynağı ve eğlenmek için avlanmak amacıyla diğer bölgelere insanlar tarafından yerleştirilmiştir.
Üç metre derinlikte, 45m. uzunlukta, 15 cm. çapında oyuklar kazarlar. Bu dehlizlerde, yuva olarak kullandıkları bölgeler, 30-60 cm. yükseklikte ve otla döşelidirdir. Ana girişin ağzında toprak yığılıdır. Akşam ve sabah karanlığında aktiftirler. Koloni halinde yaşarlar. Koloni içinde dominant hiyerarşi vardır. Kısmen göç ederler. 9 yıl kadar yaşarlar.

Ot ve diğer bitkilerle beslenir. Bunları bulamadıklarında ise kabuk ve filizleri kemirirler. Tarlalardaki ürünleri de yerler. Sıcak mevsimlerde çoğalılar. Gebelik 28-33 gündür. Yavrular, 1 aylıkken sütten kesilirler ve anneden ayrılıp koloniye katılırlar. Bundan sonra anne, yeniden bir yuva kazar ve yeni yavrularını burada büyütür.

Ada tavşanları postları ve etleri için avlanırlar. Türkiye’de avı serbesttir. Kırmızı listede soyları tehlikede olmayan hayvanların yer aldığı nt statüsündedir. Evcil türleri denek olarak kullanılır.

ALTINGÖZ (BUCEPHALA CLANGULA)

Vücut uzunluğu 42-50 cm.’dir. Erkek ve dişinin görünümü birbirinden farklıdır. Yeşilimsi bir başa sahip olan erkeğin sadece gaga dibinde beyaz bir bölge bulunmaktadır. Boyun, karın, sırtın bir kısmı, kuyrukaltı tüyleri ve alt ikincil tüyler, kanat aynası ile ikincil örtü tüyleri beyaz renktedir. Göz ve ayaklar sarı renktedir. Gaga ve kuyruk üstü tüyleri de siyahtır. Dişi ise kahverengi bir başa, beyaz boyna, karna ve kuyrukaltı tüyleri ile gri göğse sahiptir. Kanatları ise alttan sadece ikincil uçma tüyleri beyazdır. Diğer kanat altı tüyleri koyu renktedir. Üstten kanat aynası ile aynanın üzerindeki örtü tüylerinin bir kısmı beyaz, geri kalan tüyler ile birincil uçma tüyleri siyahtır. Göz ve ayaklar sarı, gaga koyu gri renktedir.

YAŞAM ALANI

Ülkemizde kış konuğudur. Genellikle Karadeniz ve Marmara kıyıları ile Batı Anadolu’daki göllerde görülmektedir. Kuzey Asya, Avrupa ve Amerika’da gözlenmektedir.

BİYOLOJİK ÖZELLİKLERİ

Tek eşlidir. Yuvasını ağaç kovuklarına yapmaktadır. Tatlı sulara yakın ormanlar üreme alanıdır. Yuvaya 8-11 yumurta bırakırlar. Kuluçka süresi 27-32 gündür. Yavrunun yuvadan uçma süresi 57-66 gündür. Kabuklu hayvanlar, yumuşakçalar, böcek larvaları ve bitkilerle beslenmektedirler.

BILDIRCIN

Bıldırcın sülüngiller familyasının en küçüğüdür. Çayır,tarla,bozkırlarda ve arpa buğday tarlalarında görülür. Sürü halinde bulunmazlar, tek veya birkaçı bir arada gezerler; kendisine iyice yaklaşılmadıkça kolay kolay uçmaz. Havalandığı zaman gürültülü ve alçaktan gider. Bıldırcın avında cok dikkatli ve keskin atıcı olmak gerek köpeksiz bıldırcın avı çok zor olur. Her seviyedeki avcının yapabileceği sevilen bir avdır. Ülkemizin her tarafında görülür. Bütün mesele bıldırcının nerede aranması gerektiğini bilmektedir. Bıldırcın seyrek otlu ve düzenli olarak kesilen çayırlar ile ekili alanları tercih eder. Ayrıca sulak alanlar ve sazlıkların kenar bölgeleri, kuru yeşil alanlar tür için önemlidir. Kendilerini temel olarak uzun çimenlerle kaplı çayırlarla saklarlar. Beslenmelerinin büyük bir kısmını bitkilerin üzerindeki ve topraktaki omurgasızlar oluşturur sonbahar ve kışın genel olarak tohumla beslenirler.Genelde erkek ve dişi aynı görünüştedir.

TÜFEK
Bıldırcın avı için silindir şoklu tüfekler ve hafif dolu fişekler (28-30 gr.) tercih edilmelidir. Şoklu tüfeklerle yakın mesafeden yapacağınız atışlarda hem vuruş şansınız azalır, hem de vurduğunuz taktirde hayvanı yenilmeyecek kadar kötü parçalarsınız.Bir çok av köpeği de parçalanmış bıldırcını yemekte veya çiğnemektedir. Tüfeğin süperpoze (altalta namlulu) yada çifte (yanyana namlulu) olarak seçilmesi avcının tercihine ve zevkine kalmıştır.
FİŞEK
Fişek olarak kullanacağımız fişek standart 28-30 gr. 8-9-10 numara olmalıdır. İri saçma yine hayvanı parçalayacağı için ve uzak mesafeli atışlarda bıldırcının saçma grubunun arasında kalıp vurulmama ihtimali olacağı için tavsiye edilmez.

ÇIL KEKLIK (PERDIX PERDIX)

Yayılma Alanı

Çil kekliğin Avrupa’da Güney İsveç ve Güney Finlandiya’dan Kuzey İspanya ve İtalya’ya kadar; Balkanlardan Küçük Asya’ya, Kuzey ve Batı İran’a kadar yayılma alanı olan 7 ayrı ırkı bulunmaktadır. Türkiye’de ise Anadolu’da görülmektedir.

Özellikleri
Vücut uzunluğu kınalı keklikten biraz kısa olup, 30 cm’dir. Kanatları ve sırtı kahverengi, vücudun diğer bölümleri boz renklidir. Erkeklerin karın kesiminde at nalı biçiminde kestane renkli bir oluşum vardır. Dişilerde genellikle bu renk oluşumu bulunmaz ya da kimilerinde çok küçük olarak görülebilir. Doğal yaşama ortamı çayırlar ve bozkırlardır. Ergin çil kekliklerin canlı ağırlıkları erkeklerde ortalama 408 g (350-600), dişilerde ise 402 g (320-570)’dır.
Çil keklikler ilkbaharda yeşilimsi renkten kahverengi griye kadar değişen renklerde 10-20 yumurta yaparlar. Kuluçka süresi 25 gündür. Yavrular 13-14 günlük olduklarında uçmaya başlarlar. Yaklaşık 15 haftalık olduklarında tam bağımsız olarak hareket edebilirler. Ancak gelecek ilkbahara kadar ana-babaları ile birlikte yaşamlarını sürdürmeyi tercih ederler. İlk yaşlarının sonuna doğru eşeysel olgunluğa erişirler ve yaklaşık 14 g ağırlığında yumurta yaparlar. Yumurta genişliği 27 mm, uzunluğu 37 mm, biçim indeksi ise 0.73 dolayındadır.
Çil keklikler 14 gün boyunca yumurtladıktan sonra kuluçkaya yatarlar. Yaklaşık 10 günde yumurtlanan yumurtalar alınırsa, kuluçkaya yatmak üzere yumurtlamayı sürdürürler. Böylece bir keklikten 50-60 hatta 80-100 kadar yumurta elde etmek mümkündür.

ÇULLUK
Scolopacidae familyasından olan çulluk bölgelere göre değişik adlarla anılır; yabantavuğu, yelfe, yelve veya bigatsa gibi. Çulluğun ülkemizde avlanılan türü Asya ve Avrupa kıtasında bulunan Scolopax Rusticola'dır.

Bacakları oyluk kısmına kadar tüylüdür. Çulluğun sırt kısmı kızıl kahve renginde olup, pas renginde lekeler bulunmaktadır. Aynı kesimler üzerinde yer yer grimsi lekeler de görülmektedir. Alın kısmı sarımtırak gri olup, baş tüylerinin ayırma yerinde 3 tane siyah ve pas renginde enlemesine çapraz çizgiler vardır. Gözün üzerinde de açık sarımtırak bir çizgi bulunur. Gözlerinin, kafasının üstüne yakın bir yerde olması arkası dahil olmak üzere bütün etrafını görmesine olanak verir.

Uzun gagasını yumuşak toprağın içine sokabilir ve gagasında bulunan sinirler sayesinde toprak altındaki sevdiği kurtları hissedebilir, buna toprak altında gagasını açabilme yeteneğinide ekleyerek bulduğu bu kurtları rahatlıkla çıkarabilir. Uçarken zigzaglar çizer ve biraz baykuşu andırır. Havalandığı zaman 100-200 m ileriye konar.
Çulluk sakin zamanlarda yürüyüşü yavaş, fakat ilk uçuşunda kalkışı gürültülü ve serttir.Uçarken zigzaglar çizer ve biraz baykuşu andırır. Açık arazide uçmaktan hoşlanmaz. Av esnasında vurulmamışsa, silah sesinin ardından derhal 100-200 m ileriye konar ve hızla koşarak izini kaybettirmeye çalışır; eğer çulluk avına merak sararsanız, çok iyi cins bir av köpeğine sahip olmanız gerekir. Fakat büyük av sezonunu bitmesinden sonra Şubat ayının ilk haftasında başlayan ince av dönemi içerisine de köpeksiz olarak havaların soğumaya başlamasıyla çulluk, Kuzey Avrupa ülkelerinden, Rusya’dan ve Balkanlar’dan Türkiye üzerinden yurdumuza doğru göçe başlar. Çulluklar büyük sürüler halinde göç yapmazlar.Eylül ayı başlarında sular don yapmaya başladığında ve havalar sertleştiğinde göç yüksek kesimlerden önce alçaklara doğru başlar.İsveç'teki çullukların bir kısmı Norveç sahillerine geçer ve oradan Kuzey denizini aşarak İskoçya'ya,İngiltere'ye ve İrlanda'ya dağılırlar.İsveç'teki çullukların bir diğer göç yolu,Baltık denizini aşmak koşuluyla Danimarka ,Almanya,Hollanda,Belçika ve Polonya'dır.

Havalar daha da soğudukça kuşlar Avrupanın iç kesimlerine yayılırlar, hatta Elbe,Mein,Oder ve Tuna nehirlerinin vadilerini izleyerek Akdeniz'e inerler. Çulluğun Kuzey Kıbrısta ilk görüldüğü günler Kasım ortalarına rastlar, ama asıl, kasım sonu ile aralık ayı içinde önce kıyılara yakın yerlerde kendini gösterir. Kötü hava koşulları arttıkca çulluk güneye, kendine rahat besin bulabileceği yerlere doğru göçüne devam eder. Kıbrıs'ta Çulluk'u ilk olarak kuzey sahilindeki avcılar karşılar. Çulluklar şubat ve mart aylarında dönüş yolculuğuna başlar ve doğduğu yerlere kuzey ülkelerine doğru göçe başlarlar. Göç genellikle geceleri olur.
TÜFEK SEÇİMİ

Çulluk avında kullanılacak silahın seçimi avı etkileyen önemli unsurlardan biridir. Çulluk avında sık orman içinde tüfek atıldığı için öncelikle kısa namlulu ve açık şoklu tüfekler tercih edilmelidir. Bu durum avcıya hem saçmaların daha çabuk dağılmasını hemde ormanlık-çalılık yerlerde daha rahat hareket etmeyi sağlarlar. Tüfeğin süperpoze (altalta namlulu) yada çifte (yanyana namlulu) olarak seçilmesi avcının tercihine ve zevkine kalmıştır ayrıca yarı otomatik ve pompalı tüfek kullanmada da bir yasal sakınca yoktur.(Tabi ki takoz kullanmak şartıyla.)
Fişek olarak 7-8 (Hatta bazı usta atıcılar 9-10 no dahi kullanır) numara, saçma ağırlığı olarak 28-32 gr. arası, tercih edilmelidir. Namludan çıkar çıkmaz dağılan keçe tapalı fişekler tercih edilir. Ancak ikinci namluya daha uzun mesafede dağılım sağlayacak bir fişek koymakta fayda vardır.

GEYIK

YAYILDIKLARI YERLER

YURTİÇİ:Trakya'da Istıranca ormanlarında,Adapazarı,Bolu, Kastamonu ve Sinop ormanlarına geniş yayılış gösterirler. İç Anadolu'nun kuzeyinde Kızılcahamam, Beypazarı, Nallıhan, Çerkeş, Ilgaz ormanlarında, Eskişehir, Kütahya çevresindeki ormanlarda. Afyon civarındaki Akdağ'da,Marmara Bölgesinde Bursa, Bilecik, Balıkesir civarındaki ormanlarda, Manisa, Denizli çevresinde, Torosların Beyşehir, Akseki kesiminde Kahramanmaraş'ın Binboğa dağlarındaki ormanlarında, Doğu Karadeniz'de Artvin ormanlarında, Doğu Anadolu'da Kığı, Hozat, Solhan, ormanları ile Cudi dağında yayılış gösterirler.
YURTDIŞI: Avrupa''nın hemen hemen bütün ülkelerinde, Kırım, Ukrayna , Kafkasya, Kuzey İran, Afganitan, Kuzey Afrika'da Cezayir ve Tunus'ta bulunmaktadırlar.
YAPISAL ÖZELLİKLERİ: Erkekleri çatallı büyük boynuzlar taşır. Boynuzlarını her yıl mart nisan aylarında atarlar.Bu aylarda erkek geyikler boynuzsuzdur yada çok kısa boynuz sürgünleri vardır.Yeni boynuz ağustos ayına kadar gelişir. Bir deriyle kaplı boynuz ağustosta sertleşir, haziran-ağustos ayları arasında erkek geyiklerin tüylü bir deriyle kaplı boynuzları kısa ve küt görünür. Tekeler boynuzlarını ağaçlara sürerek derisini atarlar.Dişileri boynuzsuzdur.
RENKLERİ: Geyikler yazın kızıl kahverengi, kışın ise gri kahverengidir.Karın kısmı açık renklidir. Kuyruk sokumunda aşağı doğru inen açık renkli bir ayna bulunur. Çiftleşme mevsiminde ve kışın erkeklerin boyunlarında koyu renkli uzunca yele kılları oluşur. Yavrular doğduklarında ve onu izleyen dört hafta süresince beyaz beneklidirler, daha sonra renkleri tekdüze olur.
BÜYÜKLÜKLERİ: İri hayvanlardır. Boyları 265, omuz yükseklikleri 150, kuyrukları 20 cm;ağırlıkları 200 kg kadardır.

DOĞURMA ZAMANLARI: Gebelik süreleri 252 gündür; doğum haziran ayında olur;yavrular 4-9 ay süt emerler; 1-2 yıl analarını izleyebilirler.

DOĞURMA ORTAMLARI: Mağara, taş oyuklar, sık çalılık yerler.
YAVRU SAYISI: 13-18 kg ağırlığında 1 yavru doğururlar.

ERGİNLEŞME SÜRELERİ: Yaklaşık 1 yıl.12-15 yıl yaşarlar. Fakat 26 yaşında olan bilinmektedir.
ÇEVRE AÇISINDAN ÖNEMLERİ: Yurdumuzdaki bu geniş yayılışa karşın sayıları çok azalmış, birçok bölgede soyları ya tükenmiş yada tükenmek üzeredir
DEĞERLİ KISIMLARI: Post,deri ve boynuzlarıdır.

NOT: Avları yasaktır. Fakat bazı bölgelerde (ANTALYA)denetimli olarak avlanılabilir.

KEKLIK

"Kekliği Düz ovada avlarlar" cümlesi ülkemiz insanın avcılığa olan merakı ile artık bir şarkı sözü olmanın ötesinde sosyo kültürel ve güncel yaşamındaki kesitlerini da yansıtıyor. Aslında "avcılık" denince "keklik avlamak" geliyor Kıbrıs Türk avcısının aklına... Av dönüşü evine dönen avcılara sorulan tek soru vardır Kıbrıs'ta; 'Kaç keklik ?' ... Ülkemizde yaygın olarak bulunan Kınalı Keklik küçük meyveler, tohumlarla ve böceklerle beslenir. Otluk kayalık gibi açık arazilerde bulunur. Av kuşları içinde avı en zevkli olanıdır.Keklik genelde üç tip arazide bulunur ve avlanır. Bunlardan birincisi taşlık ve çalısı az olan düzlüklerdir.Böyle yerlerin kekliği diğer yerlerin kekliğine göre küçük olmakla birlikte avlanması da güçtür. Bunlar avcıyı ve av köpeğini uzaktan görünce saklanacak çalı bulamadıklarından avcının önünde yürümeye başlarlar ve bir müddet uzaklaştıktan sonra saçma menzilinden uzakta uçarlar. İkincisi kısa meşelikler arasında tarlalar bulunan arazidir. Böyle araziler keklik avının en iyi yapılabileceği arazilerdir. Bu tip arazilerin kekliği diğerlerine göre daha iri olur. Çünkü kısa meşeler arasında keklik çok iyi saklanır. Bundan sonrası artık av köpeğinin marifetine kalmıştır. Sinen kekliği yakından ferma durarak teker teker kaldırır. Üçüncü arazi tipi ise otluk ve çalılık bazı yüksek yerlerdir. Bu gibi yerlerin de kekliği iri olur.
Ancak fazlaca ot olduğundan çok iyi bir köpeğe ihtiyaç vardır. Keklik bu gibi yerlerde avcının hemen ayağının dibinden fırlar ve avcıyı şaşırtır.Mevsim faktörünü gözönüne alırsak keklik, avın ilk günlerinde (sıcak günlerde) su başlarında ve yüksek kayalık alanlarda bulunur. Soğuk günlerde arazinin Güney kısımlarında ve tohumun yeni atıldığı tarlalarda bulunabilir.Hayvan hava şartları sıcaksa serine, aşırı soğuksa sıcak bölgelere sığınmaktadır. Sonbaharda su ihtiyacı kış aylarına göre daha çok olacağı için su başlarını tercih etmesi iç güdülerinin tabii sonucudur. Keklik günde en az iki kere yaylıma çıkar. İlki günün ilk ışıklarıyla başlar, diğeri gün batımı öncesidir. Bunlardan çıkaracağımız sonuç günün hangi saatinde hayvanın nerede olabileceğini bilmektir.

TÜFEK SEÇİMİ

Keklik avı için tercih edilen namlu uzunluğu 28 - 30 inc.’dir.Mobil şoklu bir silah kullanıldığı zaman avın açıldığı ilk ayda (Kasım) 3/1şoku tercih etmemiz gerekirken Aralık ayında 4/2 şoklu bir silah, keklik avının amacına daha uygundur. Bundan amaç avın açıldığı ilk zamanlarda hayvanın uzak kalkacağı, daha sonraları ise yılgın ve tedirgin olacağı varsayımından yola çıkarak yapılan bir tercihtir. Bu tercih avcının zaman içinde edindiği tecrübeler ve fermalı köpek kullanması doğrultusunda değişkenlik gösterebilir. Bu konuda tek bir doğru yoktur.

FİŞEK SEÇİMİ

Keklik için tercih edilen fişek numarası 7’dir. Yakın mesafelerdeki atışlarda 8 numara saçma aynı işlevi görecektir. Saçma numarası küçüldükçe dezavantajın yaşanacağı bilinmelidir.

 
Arama
-
Üye Girişi
E-Posta
Şifre
· Şifremi Unuttum
· Üye olmak istiyorum
Alışveriş Sepeti
 
Sepette 0 adet ürün var...
Toplam:
0,00
Haberler
Anket
Ne sıklıkta online alışveriş yaparsınız?
Her zaman
Fırsat buldukça
Nadiren
Hiçbir zaman
Haftanın Ürünü
En Son Gezilenler
 

AVPRO GÜVENLİK SAVUNMA DOĞA SPROLARI MALZEMELERİ
ANAFARTALAR MAH. YENİSANAYİ SANATKARLAR CAD. NO: 5/A DIŞKAPI / ANKARA
Tel / Fax: 0312 231 41 84

 

Hakkımızda   |   Bize Ulaşın   |   Yararlı Bilgiler   |   Ürün İade ve Garanti Şartları   |   İptal ve İade Prosedürü - Avpar   |   Tüketici Hakları & Alışveriş Şartları   |   Ödeme ve Teslimat Şartları   |   Ödeme ve Teslimat Şartları   |   Gizlilik & Güvenlik   |   Referanslarımız

sex porn